kağan işçen şiirleri

19/10/2009

Utanma Anı

Utanma Anı

seher serinliğiydi tumturaklı
sabahı omuzlarına döktüm
saçların güneş gibi pasparlaktı
bana bıraktığına tutundum acım koktu
benden başka herkeslerden gizlediğin
tebessümünün yamacında rastladım
mütevazi senin için yaşamalarıma
elimden akşamlı bir yalnızlık tuttu
sevişmeliydik

bütün göçlerin ötesinde bir Eylül'dü
o kadar mı ki güzel bir ölüş sarısıydı
senin için sakladıklarım:
sisli deniz...
ceviz ağaçlı yol...
hasta bir ihtiyarın son yolculuk düşü...
ıslak kuşluklu bir üşümeklilik...
sokak kedilerinin herşeyin dışındalığı...
sevişmeliydik

sevdalıydım
trenleri uğurlama duygulu
tüm renklerin ötesinde en karası
bize bir sevişmek kalmıştı
aramızda korkunçca
başka herşeyin yaşanmışlığı
sevişmeliydik
kırlangıç çığlıklarıydı tek çalar saatimiz
göğe bakmaya utanıyorduk
sevişmeliydik

tüm hayatların ötesinde
en ölümsüzü yaptım kendimi
okul pencereli bir bakıştı gözlerim
seni sıkılgan bir talebenin
bahçedeki ağaca vuruluşu kadar
çok ayrıntılı seveceğim
tüm hayatların ötesinde
en ölümsüzü yaptım kendimi
seni daha çok sevebilmek için
seni hep ama hep seveceğim
sevişmeliydik
 

Kağan İşçen

 
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

19/10/2009

Utanma Anı

Utanma Anı

seher serinliğiydi tumturaklı
sabahı omuzlarına döktüm
saçların güneş gibi pasparlaktı
bana bıraktığına tutundum acım koktu
benden başka herkeslerden gizlediğin
tebessümünün yamacında rastladım
mütevazi senin için yaşamalarıma
elimden akşamlı bir yalnızlık tuttu
sevişmeliydik

bütün göçlerin ötesinde bir Eylül'dü
o kadar mı ki güzel bir ölüş sarısıydı
senin için sakladıklarım:
sisli deniz...
ceviz ağaçlı yol...
hasta bir ihtiyarın son yolculuk düşü...
ıslak kuşluklu bir üşümeklilik...
sokak kedilerinin herşeyin dışındalığı...
sevişmeliydik

sevdalıydım
trenleri uğurlama duygulu
tüm renklerin ötesinde en karası
bize bir sevişmek kalmıştı
aramızda korkunçca
başka herşeyin yaşanmışlığı
sevişmeliydik
kırlangıç çığlıklarıydı tek çalar saatimiz
göğe bakmaya utanıyorduk
sevişmeliydik

tüm hayatların ötesinde
en ölümsüzü yaptım kendimi
okul pencereli bir bakıştı gözlerim
seni sıkılgan bir talebenin
bahçedeki ağaca vuruluşu kadar
çok ayrıntılı seveceğim
tüm hayatların ötesinde
en ölümsüzü yaptım kendimi
seni daha çok sevebilmek için
seni hep ama hep seveceğim
sevişmeliydik
 

Kağan İşçen

 
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

20/9/2009

Bayramım Sendin Sana Kadar Arife

Bayramım Sendin Sana Kadar Arife

bayramım sendin
sana kadar arife
bayramlıklarım tüh
bu bayram gene güz
sırılsıklamım giyinemem mutluluğumu
nasıl anlatsam bilmem ki nasıl sana
aksaklığımı çocuk gibi yorulduğumu
imkansızlarım olduğunu
dedim ya mevsim güz
bu bayram da yağmurlu
bayramlığım gülüşünü sakladığım sakallarım
gülüşün bende kalmış hayret gülüm
aynı damarda akan kan biz miyiz
bu bayram da bayram biz miyiz
çizdin mi beni
ya da çizdin içimi boydanboya
bilmem içimde hangi hayale sığmadın
bilmem tüm aşklarım senleyeniden mi uyandı içimde gene
ne büyük bir beğeni bu
bak sendeyim şimdi
yağmurlu bu bayram sabahı sırılsıklam bir açıklama yazısı
belki sonuncu veda
belki arifede kalmış bir heves
çocukluk hevesi
bayramlık hevesi anlarsın ya
ihtiyar bir tiryakiydim belki de
cigarasında aşklarının külleri
bayramımdın sen
sana kadar arife
tek bayram
tek arife
hak hukuk yok
konuşmalarından aldım şiirlerimi
aşk bunun mu imkansızı ne
kendini yakmışlık mı bu
ikimizin sırrı bu olmalı bir tanem
sildik birbirimizi
ve yarattık yeniden yağmurlu bir bayram sabahı
ve bittik
arifeler benim bekleyiş arifem nasılsa bu
ne besledimdi içimde
bayram şekeri mi
torba torba
dışarı çıkmam utanması mı
bitmez miydi bu bayram soruları
sol yanımın altında
gül kokulu solumun canı
bakışlarımla sarındığım bayramlığım benim

Kağan İşçen




(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.


bayramı özleyen çocuklar gibi

şiirlerimle

ve

şiirlerimde

bekliyorum...

 

www.antoloji.com

6/9/2009

Panik Atak

Panik Atak

usluca imgeledim türküydü
yeryüzüne vuran en güzel eylemiydi
saat 16.oo sularında güneş gülünçlülüğünün
yollar sığ ve kıt yolculuklara göz açtırmazken
irkilir sıra dağlı düş kapılarım
el değmemiş amazonlar kımıldanır
sarı sıcaklı akşam penceremde
içimde bir yerlerde soğuk bir çelik
erir ve kırılır...

dikenli tellerim olsun isterim saçların
esirin olmak istiyorum
mayınlar döşe aceleci telaşlı
panik mi panik göğsüme

beni aç bırak
bir tas çorba buğusu olsun
nefesin kirpiklerime
seni içime öyle bir çekeyim ki
kanımda dolaşsın istiyorum
burnun çenen yanakların kaşların
gözlerin ayva tüylerin ve kulak memelerin
ve...vs...vs...
ben sana iyi eğitimli bir köpek gibi esir
sen seni böylesine dolu ve yaş
içime çekişime mahkum...

seni bütün ayrıntılarınla görmek istedim
aydınlık mesire yerimdin
ah şu tutkularıma göz kırpışını
açık seçik hayallerime

bir ağustos sonu öğleninin
bembeyaz tül perdeyi okşaması gibi
süt beyaz akıyorsun gözlerimin içinden
kasıklarıma
yorulmuyorum
bu benim yaşam tarzım
her sabah kalktığında
gökyüzünün hangi biçimine baktığını düşünmek
ve ilk neye nasıl dokunduğunu
kıskanıyorum o melekliğini bütünleyen
beyaz elbisendeki belli belirsiz
sarı lekeyi bile...


daha bir farklı koşuyorum ağaçlıklarına
ayaklarımın altında zavallı lavlar
ateş...hala çaresiz ve muhafazakar
söz konusu sen olunca
bir ben devrimciyim böyle yanmakta
sana kokuna ruhuna
ve
dudaklarının bana: 'hemen gitmem lazım'
deyişinin son haline...
 

Kağan İşçen

 
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

www.antoloji.com

18/8/2009

Aşklı Karşılıksız

Aşklı Karşılıksız

hangi günü aralasam o acemi ölümlerden ölüm beğenmek
üstüne düş ardına koyul
her mutsuzluğun başında sen varsın
her acının ilk harfi sen
silahı özlemek olan
hesapsız kitapsız bir tutku bu

yağmurdan su içmeyi öğrenen
serçeler gibiyim telaşa uğrak
çıt kırıldım
ve hala yorulmadım
şairliğe özenen gökyüzü olmak tutkusu
ölür yorulursam
yıldızlar aç kalır
sonra
kimin hüznü doyurur göz kırpışlarını
ben hayattan önce seni sevmeye göz kırptım
yıldızlığa özendim
bulutsuz karanlığımdı hayat
ve sevmenin dışında tek vardiyamdı umutsuzluk
hep geç kaldım

hangi kitap kaçıncı sayfa anımsamıyorum
italik bir yazıydı kumrulu bir yazdı
bir kaç yaprak ham bir yeşil
uzak bir arka balkon
kendi sonumu okudum bulamadan ilkimi
sahte periler ayak bastı dünyama
yalnızlık kumkumaları
ağrılı çamur rengi hayat ve hayal tacirleri
vaz geçemediğim bir ayracım vardı
koyu kahve rengi gözlü
onunla kaldım sonumu okuduğum yerde
sonumu ne o anladı ne de ihtiyar yollarımız
kendimi bir ben anladım anlayarak sonumu
onu hep seveceğimi buzlu bir camın ardından
yüreğimi hoplatırken ellerinin izleri

'ardıma gölge düştü
bildiğim için sonumu
lacivert bir denize güvenmiştim
kendimi bıraktım onun için yaşadım
hiçbir dalga anını kaçırmadım
kulaçlarımla büyüttüm onu
yakamozlarıyla kovalamaç oynadım
tam ortasında yakalandığım hüznü
başımın üzerinde konuk ettim yüreğime'

zamanla körebe oyununda
bitimsiz olan benim
zaman gözleri bağlı ebe
bense yoklara karışmış oyun aymazı
zaman anlamıyor çinili günlüğümü
her yanı ayrı bir keder çiçeği...
sonu yok aşkın
aşklı karşılıksızım ben...

Kağan İşçen




(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

« Önceki